30
Ağu
08

Recep’in Serüvenleri (Recep İvedik)

Uzun zamandır seyretmeyi ertelediğim uzun metrajlı bir parodiyi geçen hafta nihayet izledim.
Öncelikle parodinin baş rol oyuncusunun canlandırmış olduğu karakterle (başka karakter yok zaten) ilgili 2 sene önce bir şeyler yazmaya kalksam herhelade gülmekten yazamayacağımı ve karakteri canlandıran şahısın yeteneğini takdire şahan bulduğumu belirtmek isterim.
Neyse; film hakkında bir şeyler söyleyecek olursam, ilk sahnenin daha beni hayal kırıklığına uğrattığını belirtmek isterim. İki sene önce güldüğüm sahne karşıma oldukça bayağı ve sanki taklit edilirmişcesine çıkmıştı ki az da olsa gülme beklentim o an bitti. Tabi tüm serüven boyunca hiç gülmedim dersem yalan olur ama genelde şehirlerarası yolculuklarda denk gelen ve izlemek zorunda kaldığım “Maskeli Beşler”in maceralarında ne kadar gülüyorsam o kadar güldüm diyebilirim. Yukarıda da belirttiğim gibi filmde Recep İvedik’ten başka bir karakter yok. Halbuki sadece Şaban karakteri üzerine yapılmış filmlerde bile bizi güldürecek başka karakterlere rastlayabiliyoruz. Filmde gerçekten komik olan espiriler de dahi insanı soğutacak diyaloglar var. Örneğin akülü araba espirisinde telefonun diğer tarafında konuşan kişi hiç konuşmayıp ta sadece Recebimiz konuşsaydı espiri daha etkili olurdu diye düşünüyorum. Geleneksel kamyoncular karşılaşmaları espirisine hiç değinmiyorum bile.

Filmdeki çekim kalitesizliğini arkadaşımızın olaya tamamen amatör bir ruhla bakmasına veriyorum ve Recep’in diğer serüvenlerini heyecanla bekliyorum…

28
Ağu
08

Nikon D90

Uzun süredir çıkıp çıkmayacağı tartışılan ve internette sürekli gerçek olmayan fotoğrafları dolaşan yeni DSLR fotoğraf makinası Nikon D90 doğrulandı. Henüz ülkemizde satışı olmayan cihazın yurtdışında 18-105 mm VR lens ile kit olarak 1299 $’a satışa sunulacağı beklenmekte.

Cihaz HD kalitesinde görüntü kaydı (video) yapabilme ve live view özelliklerine sahip.

Bir süre sonra detayları hakkında daha geniş yer vereceğim makina için şimdilik Ken Rockwell’in incelemesine bir göz atabilirsiniz:

İnceleme (İngilizce)

26
Ağu
08

Dijital Fotoğrafçının El Kitabı (Alfa Yayınları)

Fotoğraf çekmeyi çok seviyorsunuz, bir de çok güzel kompakt (günümüzde herkesin kullandığı, dijital bas çek makinaları) fotoğraf makinanız var. Gelin görün ki, bir yerden sonra bu makinanın sizi -amiyane tabirle- kesmediğini fark ediyorsunuz… Artık yaratıcılığınızı kullanmak, fotoğrafları makinanın seçtiği gibi değil de, kendi istediğiniz gibi çekme, onlara bir şeyler katmak istiyorsunuz. O zaman artık 2 bin YTL verip bir DSLR makina alma zamanı. Eheheh, şaka şaka, durun kapatmayın hemen yazıyı. Daha söyleyeceklerim var hem.

Okumaya devam edin ‘Dijital Fotoğrafçının El Kitabı (Alfa Yayınları)’

25
Ağu
08

Metallica 27.07.2008 İstanbul Konser Albümü (Kayıtları) Part 1

Böyle bir konser bi daha gelmez heralde… Yıllardır Metallica dinlerim, en sonunda konserlerine gitmek de nasip oldu. Çok şükür… Metallica sahneye çıkmadan önce, stad olarak yaptığımız atraksiyonlara hiç girmiyorum, çünkü bu yazıdaki amacım konseri değil, konser kayıtlarını anlatmak. Ama illa da “yaw ben merak ediyom, naptınız beaaa” diyen varsa yazının sonundaki, bir arkadaşın çektiği videoyu izleyebilir… (Biz de az manyak değilmişiz haaa… Çök çök çök çök :P )

Okumaya devam edin ‘Metallica 27.07.2008 İstanbul Konser Albümü (Kayıtları) Part 1′

24
Ağu
08

Wolfgang Amadeus Mozart

samantir’ inda söylediği gibi kimimiz film izli-yor, kimimiz çeki-yor, kimimiz gerçekten yazı-yoruz, ama en güzeli birlikte cok ama cok iyi vakit geciriyoruz =)

dün gece izlemeye başladıgım ve bu sabahın erken saatlerinde bitirdigim muhtesem film: “AMADEUS”. Klasik müzik ve operaya bayılıyorsanız, Mozart’ a hayransanız, Salieri gibi siz de tanrıyı sorguluyorsaniz müziği ve görseli güçlü olan bu filmi kaçirmayin.

film boyunca ‘ he s a musical idiot’ diye tanımlanan Mozart’ ın müzikleri ‘güzel fakat cok fazla nota var’ diye eleştiriliyor, bestelerinin ise ne kadar değerli olduğu ozamanlar bir tek kraliyet bestecisi ve en büyük rakibi Salieri tarafından anlaşılıyor..

gülüşü ile hayran bırakan bir dahinin, kıskançlıgı ile insanın kanını donduran bir rakibin muhteşem uyum filmi.

1984 ABD yapımı, yılının en iyi film Oscar’ ının yanında ve 7dalda daha ödül alan bu filmi kaçırmayıiiinnniinnnn

= )

17
Ağu
08

Music & Lyrics

Romantik komedi filmlerini severim… Neden mi? Çünkü sizi yormazlar, eğlenmek için ideallerdir ve son olarak en sevdiğim aktrislerin çoğu bu tarz filmler çekiyor :) Bunlardan biri de Drew Barrymore. Olabildiğince bütün filmlerini izlemeye çalışırım, çoğu da kaliteli olur zaten, beni yüzüstü bırakmazlar. Çocuk yaşta başına gelen talihsiz olaya rağmen ayakta durmayı başarabilmiş ve mükemmel işlere imza atmış birisidir kanımca.

Okumaya devam edin ‘Music & Lyrics’

16
Ağu
08

Kampüse Geri Dönüş…

Bir Cumartesi günü sabahın 5.30′unda uyanmak…

Hergün işe gitmek için -zaten- erken kalkan biri için hiç de kolay sayılamayacak bir durum. Ama, bilirsiniz, atasözleri gerçekten de durduk yere ortaya çıkmamıştır, hepsi birer tecrübenin ürünüdür. “Gülü seven dikenine katlanır” da bunlardan yalnızca biridir… Nasıl zamanında 3ds Max öğrenmek için, bir çok şeyden (buna hiç vazgeçmeyeceğim(i sandığım) şeyler de dahil) fedakarlık edip, sabahlayıp, öğrendiysem; fotoğrafçılık da aynı şekilde benim için… Yavaş yavaş geliştiriyorum kendimi, ama bunun için hayli vakit (ve de bütçe, ki fotoğrafçılık, kim ne derse desin, belirli bir yatırımı gerektiren uğraş.) ayırmam gerekiyor.

Neyse kaldığımız yerden devam edelim.

Yatağımdan kalkıp teçhizatımı kontrol ediyorum… Hmm.. tripod, tamam, lenslerim, tamam, D80′im, tamam, temizlik fırçam ve diğer ıvır zıvırlarım… Hepsi tamam. Yola koyulma zamanı…

16 Ağustos Cumartesi günü, 4 senemin geçtiği Ege Üniversitesi Kampüsüne çekim yapmaya gittim… Bir çok üstadın da dediği gibi, çekim yapmak için en uygun zamanlar gün doğumu ve gün batımı zamanları. Bu yüzden saat 6.30-7.00 gibi başladım çekimlerime. Hem, böylece insan kendisini nefis bir kahvaltıyı da hak etmiş hissediyor :)

Kampüste çekilebilecek bir çok güzel nokta var, ben de kendime göre yakaladıklarımı sizlerle paylaşmak istedim…

(Kampüse girdikten sonra hemen sağda kalan şenliklere açılan yolun başladığı yer… Yüksek ISO kullanmak ve net olmayan bir fotoğraf çekmek istemediğimden tripodumu kurarak yaptım çekimi. Alan derinliğinden feragat etmemek için de f/8 diyaframla çekim yaptım.)

(Mükemmel ışığın da yardımıyla fotoğrafladığım, kampüsteki bir çok palmiyeden biri. Güneş tam da öğrenci yurtlarının arkasından yükselip, buradaki ağaçlara vuruyordu. Bir kaç büyük ağaç ise, diğer palmiyelere giden ışığı kapatmıştı, böylece ilginç (en azından benim için) bir kare çıktı ortaya)

(Olimpik havuzun farklı bir perspektifi. (Universiadda kullanılacağını duymuştum, sonra ne olduysa vazgeçildi…)

(Ünlü çeşme :D Bir çok kez buradan geçerken uğramışlığım vardı… Bu kez bakmadım hala suyu içiliyor mu bilmiyorum. Zor zaman dostudur ama :) Severim…)

Daha bir çok fotoğraf var aslında kampüsten ama en çok hoşuma gidenleri paylaşmak istedim sizlerle. Eğer isterseniz www.flickr.com/bsamantir adresinden diğer fotoğraflara da bakabilirsiniz…

İyi seyirler…

15
Ağu
08

Noluyo Burda!!!

Bu blog tamamen hobi olarak bir kaç arkadaşın katılımı ile şekillenen bir oluşum. Bazılarımız fotoğraf çekmeyi seviyor, bazılarımız film izlemeyi, bazılarımız kitap, dergi okumayı vs… Üstüne üstlük, hepimiz bunların birini veya bir çoğunu yapıyoruz… Ek olarak, hepimiz geyik yapmayı seviyoruz :D Böylece ortaya ilginç ve eğlenceli bir sinerji çıkıyor. Kimin ne yazacağı belli değil burada, fotoğraf, film, genel kültür, müzik… Bizden herşey beklenir… :D

Haydi artık okumaya başlayın…